ASO BAŞKANI ÖZDEBİR EKONOMİYİ DEĞERLENDİRDİ

28 Temmuz 2017 16:22
ASO BAŞKANI ÖZDEBİR EKONOMİYİ DEĞERLENDİRDİ

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, “Türkiye ekonomisi, 15 Temmuz sonrasında yaşanan bu olumsuzluklara rağmen 2016 yılını yüzde 2.9'luk bir büyüme performansı ile kapatmıştır. Geçen sene ülkemiz üzerinde oynanan kirli oyunlar ve tezgahlar düşünüldüğünde bu oranın rakamsal değerinin ötesinde bir anlamı vardır” dedi.

ASO Başkanı Nurettin Özdebir, temmuz ayı olağan meclis toplantısında konuştu. Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye ekonomisinin durumuna değinen Özdebir, ”15 Temmuz günü hainlerin ülkenin meşru hükümetini yıkmaya yönelik girişimini etkisiz hale getiren Türk halkının kahramanlığı ilelebet hatırlanacaktır. O günün sabahından itibaren tankla başarılı olmayanlar, sokakta püskürtülenler ekonomi cephesinde Türkiye'yi yenebileceklerini zannettiler ancak beklentileri kursaklarında kaldı. Evet, ilk bir ay oldukça sıkıntılı geçti. Bir ay içerisinde ülke risk primi yüzde 29 artış gösterdi. Derecelendirme kuruluşları Türkiye ekonomisi için her zamanki gibi ani duruş (sudden stop) riskinden bahsedip acele bir şekilde Türkiye'nin notunu aşağı çektiler. Ekonomik güven endeksi değeri, 2008 küresel kriz yılındaki değerin de altına geriledi. Reel kesim güven endeksi son 7 yılın en düşük değerini aldı. İmalat sanayi üretimi temmuz ayında önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11 geriledi. Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye ekonomisi 7 yıl aradan sonra 2016 yılının 3’üncü çeyreğinde daralma gösterdi. Ancak bu olumsuzluklar oldukça kısa sürdü” değerlendirmesini yaptı.

“Türkiye imalat sanayi, 15 Temmuz'un yıkıcı etkilerinden kendini sıyırmayı başarmıştır”
“Türkiye ekonomisi, 15 Temmuz sonrasında yaşanan bu olumsuzluklara rağmen 2016 yılını yüzde 2.9'luk bir büyüme performansı ile kapatmıştır” diyen Özdebir, ”Geçen sene ülkemiz üzerinde oynanan kirli oyunlar ve tezgahlar düşünüldüğünde bu oranın rakamsal değerinin ötesinde bir anlamı vardır. Hiç kuşku yok ki bu hızlı çıkışta başta ekonomi yönetimimiz ve ekonomideki tüm aktörlerin tek yürek olmasının etkisi büyüktür. 17 Temmuz akşamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 'finansal piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi' amacıyla bir dizi önlem aldı ki bunların en önemlisi, bankaların ihtiyaç duyacağı likiditenin sınırsız olarak sağlanacağının duyurulmasıydı. Bankacılık sisteminde olası likidite sıkışıklıklarının bu şekilde önüne geçildi. Sermaye Piyasası Kurulu, borsadaki hızlı düşüşün önüne geçebilmek için firmalara herhangi bir limit söz konusu olmaksızın borsada kendi paylarını geri alım hakkı verdi. Bu süreçte sanayiciler olarak biz de üretimden vazgeçmedik. Ekim ayından itibaren Türkiye imalat sanayi, 15 Temmuz'un yıkıcı etkilerinden kendini sıyırmayı başarmıştır” diye konuştu.

“Türk sanayicisi ayakta kalmayı başarmıştır”
Özdebir, şu değerlendirmelerde bulundu:“Çok zor geçen 2016 yılının sanayicimiz açısından sonuçlarını İSO-500'e bakarak da okuma imkanına sahibiz. Genel olarak değerlendirildiğinde İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşları'nın 2016 yılındaki üretimden satışları bir önceki yıla göre yüzde 8,8'lik bir artışla 450 milyar liradan 490 milyar liraya çıkmıştır. 2015 yılındaki yüzde 7'lik artış 2016 yılında yüzde 8.8'a çıkmıştır. Bunun anlamı, 15 Temmuz gibi olumsuz gelişmelere rağmen Türk sanayicisi ayakta kalmayı başarmıştır. İSO 500'ün toplam faaliyet karı 2015 yılında 44,1 milyar TL iken, 2016 yılında yüzde 18,6 artışla 52,4 milyar TL'ye yükselmiştir. Bu şekilde sanayi firmalarının karlılık oranını yüzde 8,7'den yüzde 9,4'e çıkardıkları görülmektedir. Söz konusu firmalarımız 52 milyar TL'lik faaliyet karının 29 milyarını finansman gideri olarak vermişlerdir ki bu rakam, sanayi kuruluşlarının faaliyet karlarının yüzde 55'ine karşılık gelmektedir. Ancak son 5 yıllık rakamlar incelendiğinde görülecektir ki İSO 500'de yer alan sanayi kuruluşlarının faaliyet karlarının yarısından fazlasını her yıl finansman gideri olarak kullandıkları görülmektedir. Geçtiğimiz yıl gelişmiş ekonomilerde kamu ve özel sektör borcu toplam 2 trilyon dolar azalırken, gelişmekte olan ekonomilerde borç 3 trilyon dolar artarak 56 trilyon dolara yükselmiş durumdadır. Diğer taraftan gelişmekte olan ekonomiler 2018 sonuna kadar 1,9 trilyon dolar borç ödeyecekler. En büyük borç geri ödemelerini gerçekleştirecek olan gelişmekte olan 4 ülke ise, Çin, Rusya, Güney Kore ve Türkiye'dir.” İHA

Kaynak : kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler