Köklü el sanat gelenekleri ile Çanakkale (01.08.2021)

01 Ağustos 2021 12:16
Köklü el sanat gelenekleri ile Çanakkale (01.08.2021)

Çanakkale çeşitli kültürel ögeleri barındıran bir kent olarak el sanatlarında da kispetlerden seramiğe, dokuma halılarından bıçakçılığa kadar özgün tasarımları göz doldurmaya devam ediyor.

Çanakkale antik kentleri, eşsiz doğası ve tarihiyle bin yıllar boyunca ön plana çıkmaya devam etti. Farklı toplumların egemenliğinde kalmış olan Çanakkale, kültürel zenginliği ile göz kamaştırmaya devam ediyor. Mimarisinden, yemeklerine, kıyafetlerinden, türkülerine birçok alanda kültürel zenginliği görebileceğiniz kentte geleneksel el sanatlar da önemini koruyor.

DEVE SÜSÜ YAPIMI

Çanakkale kültürü denildiğinde ilk akla gelen gelenekler arasında yer alan geleneksel deve güreşleri kentin ilçelerinde festival havasında gerçekleşir. Büyük ilgi çeken deve güreşlerine katılan develer büyük bir özenle süslenirler.

Türkiye'de geleneksel olarak sürdürülen deve güreşlerinin ilk defa 19. yüzyılda Aydın'ın Germencik ilçesine bağlı Hıdırbeyli köyünde yapıldığı söylenirken günümüze kadar ulaşan bu gelenekte Çanakkale’deki develerin süslerini, Çan ilçe merkezinde yaşayan Gürer ailesi üretmeye devam ediyor. Deve süslerini oluşturan takımın ana parçaları: Aşırtma, ibik, iki adet aynalı arka süs ve boyunluktan yani muskalıktan oluşur. Bunların dışında, tercihe bağlı olarak boyun aşırtması, paça, başlık, zilgor gibi parçalar da deveye takılmak üzere üretilirken deve süslerinin ana malzemelerini, halı, bez, orlon ip, boncuk, pul, zil, yılanbaşı (deniz kabuğu), keçe, deri kemer, demir toka, ayna oluşur.

BEZ DOKUMA

Günümüzde giderek kaybolan dokuma örneklerinden biri olan bez dokuma, Çanakkale’de son örneklerini vermeye devam ediyor. Geçmişte yöredeki tezgâhlarda dokunarak hazırlanan giysiler, geleneksel yaşamın önemli unsurları olan bez dokumalar giderek yerini hazır fabrikasyon ürünlere terk eden el dokuması kumaşların ve onlardan üretilen giysilerin çok az örneklerine bırakıyor. Giyim kültürünün fabrikasyon kıyafetlere dönüldüğü şu günlerde Çanakkale’de el dokuması bez üretimini yapan köylerimiz geleneği sürdürüyor. Ayvacık Misvak yer alan Bayramiç ilçesine bağlı Dağahmetç’de bez dokuma kültürü devam ederken mekikli dokuma olarak yapılan bu tezgahlarda; çarşaf, Yörük donu, göğnek yani gömlek, bel ehram yani ihram, göçebe sayası, pişkir yani havlu gibi geleneksel Yörük giyimine ait giysiler ve çarşaf dokunuyor.

 

KISPETÇİLİK

Geleneksel Türk sporu denildiğinde ilk akla gelen yağlı güreşlerinde, pehlivanlar üç gün boyunca er meydanında mücadele eder. Finalde her kategoride birinci, ikinci ve üçüncüleri belirlenen Yağlı güreş, geleneksel Türk sporları içinde ön sıralarda yer alan bir spor olarak günümüze kadar geldi. Güreşçilerin vücutlarının yağlanması nedeni birbirlerini tutmaları zorlaştığından, büyük güç ve ustalık gerektiren bir Geleneksel Yağlı güreşler sporunda en önemli unsurlarından biri ise kıspettir. Kıspet, deriden yapılan özel bir yağlı güreş giysisidir. Bu giysinin yapımı oldukça zor ve maharet gerektirir. Ülkemizde kıspet yapan ustaların son temsilcisi olan İrfan Şahin, Biga ilçemizde yaşamakta ve mesleğini burada icra etmektedir. İrfan Şahin, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında ülkemiz adına Yaşayan İnsan Hazinesi (YİH) olarak ilan edilmişti. Tabaklanmış dana derisinden, kalıplar kullanılarak çizilir ve kesilerek hazırlanır. Bacak, kasnak, hazne, kemer gibi bölümlerden oluşan kıspet, bu parçaların makine ve el dikişiyle birleştirilmesi sonucunda üretilir. Tabaklanmış dana derisi ile dikilen kıspetin yapımı ise oldukça zahmetli ve zaman gerektirir. Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesinin başında gelen kıspet güreşten sonra yağlanarak özel olarak kıspeti taşımak için yapılmış olan zembilde muhafaza edilir.

BABAKALE BIÇAKÇILIĞI

Ülkemizin en batısındaki Bababurnu’nun uç kısmında yer alan Ayvacık ilçesine bağlı bir köy olan Babakale, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Turistlik bir bölge olmasının yanı sıra bıçakçılığıyla çevrede bilinen önemli merkezlerden biri olarak da ismini koruyor. Bıçakçılıkla uğraşan ustalar, Babakale bıçakçılığının geçmişini 1720’li yıllarda yapılan kale ile başladığını düşünür. Kale yapımı bittikten sonra kaledeki askerlerin kılıç, kama ve benzeri silah ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ilk ustaların Kazakistan’dan getirilerek, Babakale’ye yerleştirildikleri ifade edilirken, Babakale’de, bir zamanlar sayıları on sekize ulaştığı söylenen atölyelerde üretilen kılıç, kama ve bıçakların, buradaki limandan gemilerle, Suriye’den Mısır’a kadar birçok yere gönderildiği söylenir. Kınlı ve desenli olan Babakale bıçakları, sap yapısına göre: Kulaklı, kulaksız, kabzalı olarak; büyüklüğüne ve işlevine göre ise: Meyve bıçağı (14-18 cm), -daha çok çobanların kullandığı- bel bıçağı (20.5-22 cm), avcı bıçağı (25 cm), kurban bıçağı (30-35 cm)  şeklinde isimlendirilir.

ÇANAKKALE SERAMİĞİ

Dünyada adını seramikten alan 3 kentten biri olan Çanakkale’de geleneksel seramiğin en güzel örnekleri veriliyor. Kentin çeşitli yerlerinde yer alan atölyelerde seramik kültürü ise yaşatılmaya devam ediliyor. Geçmişten günümüze, fonksiyonel araç-gereçlerin yanı sıra, süs ve dekoratif amaçlı eşyalar da üretilen Çanakkale seramiklerinde, tabak-çanak gibi yemek servis araçları, testi, fincan, ibrik gibi sıvı taşıma kapları ile duvar tabakları ve çeşitli kullanım araç-gereçleri gibi oldukça geniş bir ürün çeşitliliği bulunuyor. At ve ördek başlı testiler, simit testi başta olmak üzere kâse ve çanaklar Çanakkale seramiğinin en karakteristik formları olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle tek fırça olarak bilinen Çanakkale seramiğine özgü desenler, duvar tabaklarında yaygın olarak kullanılmasının yanı sıra yelkenli/gemi, balık ve eski mimarı yapılı evler, kullanılan diğer yaygın desenler arasında.  Çanakkale seramiklerinin sırlanmasında beyaz renkte olan astar dışında kullanılan başlıca renkler ise Şerabi yani kahverengi, Çanakkale Yeşili ve Çanakkale Sarısı.

Damla YELTEKİN

Kaynak : kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler