Kumdan Cama, Camdan Sanata… (20.12.2021)

20 Aralık 2021 08:18
Kumdan Cama, Camdan Sanata… (20.12.2021)

Camın ve seramiğin eşsiz buluşmalarının önde geçen sanatçısı Ergün Arda, “Çanakkale'nin değerlerini ön plana çıkartmayı amaçlıyorum. Çanakkale'nin kültürünü ve değerlerini yapıtlarım taşıyorum” dedi.

Sanatsever Galeri, ‘Rüzgar’ isimli disiplinler arası karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Rüzgar Sergisinde eserleri yer alan Seramik Cam Sanatçısı ve ÇOMÜ öğretim üyesi Ergün Arda’nın eserleri de yer alıyor. Sanat camiasında adından yaptığı yaratıcı işlerle sıklıkla söz ettiren Arda, Kaleninsesi Gazetesine verdiği özel röportajda sanat öyküsüne ve eserlerine dair açıklamalarda bulundu. Çanakkale’nin önemli ikonları arasında yer alan at ve balık figürlerini eserlerinde çalışan Arda, “Çanakkale'nin değerlerini ön plana çıkartmayı amaçlıyorum. Çanakkale'nin kültürünü ve değerlerini yapıtlarım taşıyorum” sözlerine yer verdi. Atık malzemelerin yeniden sanat üretimine katıldığını hatırlatan Arda, “’Çöpten sanat yaptım’ denir. Son zamanlarda metal malzemelerle de yapılıyor. Atılan metal malzemelerden bir kuş formu yapılıyor. Buna ileri dönüşüm deniyor. Çöpe atılan bir malzeme, bizim için bir hammadde oluyor. Bizim yararlanabileceğimiz, faydalanabileceğimiz bir malzeme oluyor. Zaman zaman çöpleri karıştırdığımız da doğrudur” dedi.

“TÜRKİYE'DE CAMIN ÜZERİNE SERAMİK KAPLAYAN İLK KİŞİ BENİM”

Seramik Cam Sanatçısı ve ÇOMÜ öğretim üyesi Ergün Arda, yaptığı seramik ve cam işlerinde kullandığı tekniğe dair, “Çalışmalarımda cam hamuru tekniğini kullandım. Camın üzerini seramik kapladım. Türkiye'de camın üzerine seramik kaplayan ilk kişi benim. Camın üzerine seramik kaplayabilmek için o bünye ile arge çalışmaları yapmak gerekiyor” dedi. Çalışmaları destekleyen kurum ve kuruluşlara dair ise Arda, “Bunları Lüleburgaz Belediyesinin seramik cam atölyesinde yaptım. Doktora çalışmalarımı orada gerçekleştirdim. Eski belediye başkanı Emin Halebak’a bu anlamda teşekkür ederim. Trakya Düzcam Fabrikası, sergi açacağım için cam plakalar hibe etti. Trakya Düzcam Fabrikası gibi yerlerin açılmasına sebep olan saygıyla Ulu Önder Atatürk'ü de anıyorum” sözlerine yer verdi.

“TROYA ATI VE BALIK TEMASINI İŞLEDİM”

Cam ve seramik işlerinde sıklıkla iki tema kullandığını ifade eden Arda, “Çanakkale'nin çok fazla ikonu var ama ben iki ikon çalıştım. Troya atı ve balık temasını işledim. Troya atı ve Çanakkale seramiklerindeki at sembolünü çalıştım. Aslında Çanakkale seramiklerindeki at figürü ile tahta at olan Troya atı arasında ilişkiler kuruyorlar. Ama bana göre, Çanakkale seramiklerindeki at imgesi riton dediğimiz kap kacak geleneğinden geliyor” diye belirtti. Arda, at sembolünün çıkış noktasına dair görüşlerini “At başlı testilerde de ensesinden sıvı dolduruluyor. Gövdesi sıvıyı alıyor. Ağzından sıvı aktarılıyor. Bu kaplara içki kapları deniliyor ama içki denildiğinde sadece alkollü içecekler akla gelmemeli. O zaman süt, su, şarap da içiliyor. Bu kaplar törensel içki kabı olarak geçiyor ve Çanakkale seramiklerindeki at imgesi bence ritonlara dayanıyor. Ama Troya savaşında kullanıldığı iddia edilen tahta at imgesi bir savaş aracı. O dönemlerde kullanılmış savaş tekerlekli araçları var” şeklinde ifade etti.

“GERİ DÖNÜŞÜMLE ELDE EDİLEN CAMLAR”

Yapıtlarında kullandığı cam malzemenin değişim sürecine dair Arda, “Cam taneleri geri dönüşümle elde edilen camlar. Atılmış olan cam sıvı kaplarını cevher kırma makinasında kırdım. Çelik yeleklerden geçirdim. Tane iriliklerini, renklerini tasnif ettim. Çömlekçi çarkında pişmiş toprak kapların içerisinde fizyon fırınında ısıl işleme maruz bırakarak şekillendirdim. Isıl işlemle cam tanelerini birbirine tutturdum. Bazı çocuklarımız birbirine nasıl tutturdun diye soruyor. Yapıştırıcı kullanmadım. Derece yukarı çıktığında cam suya dönüşüyor. Cam kimyagerler tarafından akan taş ya da sıvı olarak nitelendirilir. Aslında biz onun katı halini görürüz. Cam sıvı bir formdur” dedi.

“ÇÖPE ATILAN BİR MALZEME, BİZİM İÇİN HAMMADDE”

Çalışmalarında Çanakkale kültürünü ön plana tutan Arda, “Çanakkale'nin değerlerini ön plana çıkartmayı amaçlıyorum. Çanakkale'nin kültürünü ve değerlerini yapıtlarım taşıyorum. ‘Çöpten sanat yaptım’ denir. Son zamanlarda metal malzemelerle de yapılıyor. Atılan metal malzemelerden bir kuş formu yapılıyor. Buna ileri dönüşüm deniyor. Çöpe atılan malzeme, bizim için hammadde oluyor. Bizim yararlanabileceğimiz, faydalanabileceğimiz bir malzeme oluyor. Zaman zaman çöpleri karıştırdığımız da doğrudur” dedi.

  “KOŞAN CAM UNVANI KAZANDIRDIM”

2019 Gelibolu Maratonunda cam üstü seramik eserine ‘Koşan tabak’ unvanını kazandıran Arda, sanat için koştuğunu ifade ederek, “Cam üstü seramik eserim 3 milim cam üzerine fırça ile dekor yaptığım bir tabaktı. 35 santimetre çapındaydı. Gelibolu Maratonunda onunla birlikte koştum. 'Sen yaşlandın. Neden bir şeyleri ispatlamaya çalışıyorsun. Yaşlanmanın önüne geçemezsin’ diyenler oldu. Çocukluğundan beri spor yapmayı çok severim. Güzel sanatlar akademisi olmasa kesin sporcu olacaktım. Sonra neden koşuyorum diye sordum kendime. Bunu anlamlandırmam lazım dedim. Koşarken sanat yapıtının da bir çeşit reklamını yapayım diye düşündüm. Yüzen seramikler diye bir sergi ilham verdi. Koşan bir seramik, koşan bir cam yapıtı olabilir dedim. Ve bu çalışmam ile koşan cam unvanı kazandırdığım bir performans gerçekleştirdim” dedi.

Arda, “Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Cam mezunuyum. Aynı yıl Marmara Üniversite'sinde aynı bölümde yüksek lisans yaptım. 2000 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünde göreve başladım. 2011 yılından bu yana Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde hem seramik hem de cam dersleri veriyorum. Hem üniversiteye hem de Çanakkale kentine nitelikli katkılarımı olduğunu gururla söyleyebilirim. Seramik Ve Cam Topluluğunun 20 yıldır akademik danışmanıyım. Öğrencilerimi 12 yıl boyunca Lüleburgaz 23 Nisan etkinliklerine götürüyorum. 4-5 gün etkinlik yapıyoruz. 500 çocuğa bu etkinlikte katkı sağlıyoruz. Üniversitenin bahar şenliği etkinliklerinde çömlekçi çarkı uygulamaları, alternatif pişirim uygulamaları yapıyoruz. Öğrencilerimiz kendilerini geliştiriyorlar. Öğretirken öğreniliyor. Düzenli olarak Ekolojik Festivale gidiyoruz. Topluluğumuzun etkinliklerinden biri de yüzen seramikler diye bir etkinlik yapıyoruz. Her sanatçı suyun üzerinde durabilecek bir seramik tasarlıyor. Her senenin konusu farklı oluyor. Troya yılında yüzen seramiklerin konusu Troya'nın Çanağı oldu. Bozcaada’nın Çanağı, Çanakkale'nin Çanağını yaptık. Salgın olmasaydı Assos’un Çanağını yapacaktık. Önümüzdeki yıllarda planlıyoruz” dedi.

Seramik Cam Sanatçısı ve ÇOMÜ öğretim üyesi Ergün Arda, “En son kişisel sergim olarak “Çanakkaleli Balık” sergimde annem ve babam yanımdaydı. Maalesef 10 Ocak 2021'de babam vefat etti. Bu sergiye annemle geldim. Bu sergide annemle birlikte olmak istedim. Babamı saygı ve rahmetle anıyorum. Eksik olmasın. Bende emeği çoktur. Ustamdır, hocamdır, babamdır. Öğretmenlerimizden önce annemiz babamız öğretmenlerimizdir, ustamızdır” sözleri ile duygularını paylaştı.

 

Damla YELTEKİN

 

Kaynak : kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler