ilbet
kayseri escort
konya eskort
modabet

casino siteleri Mobilbahis Slotbar casino siteleri

istanbul escort türbanlı escort şişli escort bağcılar escort halkalı escort esenler escort bakırköy escort mecidiyeköy escort fatih escort kayaşehir escort
diyarbakır escort, diyarbakır escort, elazığ escort, elazığ escort, bursa escort, bursa escort, sakarya escort, sakarya escort, sakarya escort, eskişehir escort, eskişehir escort, adana escort, adana escort, adana escort, adana escort, adana escort,






ÇANAKKALE’DEKİ ENERJİ,MADEN ve TARIM YATIRIMLARI (23.02.2021)

Son Güncelleme : 25.03.2021 11:03

ÇANAKKALE’DEKİ ENERJİ,MADEN ve TARIM YATIRIMLARI



Cumhuriyetimizin Banisi(Kurucusu)  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  iktisadi zirai askeri sınai ve içtimai yatırımları vefatından sonra  İsmet  İnönü ve Adnan Menderes zamanında   idame ettirilmeyip siyasi çekişmelerin meydana gelmesi  ve ordu vesayetinin devreye girmesiyle günümüzden 50 sene önce yapılması gereken endüstriyel yatırımlar yapıl(a)mamışve o gün yapılmayan yatırımlar, bugün ise hem geçmiş teknolojiyi elde ederek teorik ve pratikte sentezlenmiş bilgiyi edinmek  hem de bir an önce gelecekteki teknolojiyi yakalamak adına yapılması zorunlu hale gelmesine rağmen  Ulusal ve Uluslararası Yatırım Projelerine sahip çıkma ve muhalif olma konusunda fikir ayrılıkları hasıl olmuştur. Bu makalemizde tarafsız bir bakış açısıyla yatırımları kaleme alıp halkın anlayacağı dilde teknik hususlardan,gerekliliklerden sorunlardan ve yatırım projelerinden bahsedeceğiz.

Bölgemizdeki Altın Madeni Yatırımları

Bildiğiniz üzere Çanakkale ve Balıkesir Bölgemizde Altın Madeni için ilgili lokasyonlarda ruhsatlandırma çalışmaları yapılmakta maden arama izinlerinin akabinde firmalar ÇED raporu için  fizilibilite yaparak resmi işlemlerin onayı ve yöredeki halk ile de  istişarelerde bulunmak suretiyle tüm olumlu şartlar oluştuğunda Endüstriyel Yatırım için  Mobilizasyon(Şantiyenin kurulması )  işlemine geçilmektedir. Şantiye alanındaki ilk işlem; üst verimli toprağın sıyrılarak tesisin kapatılması sonrası rehabilitasyon(çevre düzeni, bitki ve ağaçların olacağı sahanıninsan eli ile oluşturulması) işlemi için ayrılması  ve  stoklanmasıdır. Bu, her endüstriyel yatırımda yapılan/yapılması gereken bir işlemdir. Yatırım için başlangıçta EPCC olarak adlandırılanEngineering/Mühendislik&Tasarım-Procurement/Satın Alma&İhaleler&EkipmanTedarik&Sözleşmeler-Construction/İmalat&Montaj-Commissioning/Testler&UluslararasıStandartlar&DevreyeAlma ve son olarak Operation/İşletme süreçleri sonrasında  ilgili tesis yatırımı sona ererek istihdam oluşturulması ve ekonomiye katkısı işlevsel hale gelmektedir. LapsekilokasyonundaNurol Holding&Tümad Madencilik ve Eczacıbaşı Holding&Esan Madencilik olarak iki büyük firmanın iştirakleri, faaliyetlerine devam etmektedirler. Dünyanın en değerli madenlerinden olan ‘’ALTIN’’ ve ‘’ELMAS’’ için nice kanlar nice canlar yitirilmiş, tarihimizdeki coğrafi keşiflerden sonra sömürge imparatorlukların nasıl kurulduğunu hangi ülke ve firmaların nasıl tekelleştiğini ,hangi vakıf ve kurumların yatırımlara karşı çıkıp tekelleşme sürecini hızlandırdığını , Devletimizin  müreffeh yarınlara ulaşmasını istemeyen hariciyedeki ellerin nasıl sevinç çığlıkları attığını  yabancı kaynakları okuyanlar ve tarihimizi tarafsız gözleyenler yakinen bileceklerdir. Altın, bir kömür madeni gibi yer altında bir hat boyunca damarlı olmayıp cevher yani zerrecikleri mikron(çok küçük) derecesinde dağınık halde bulunan ekonomik değer taşıyan mineraller bütünüdür. Bir firmanın ruhsat alanı içerisinde Ton başına çıkan altın ve değerli madenlerin gramı, diğer bir firmadan  fazla olması halinde bile sinsi eller devreye girmekte dolaylı olarak Uluslararası Diplomasi dilinde ilgili firma  mecazen ‘’Personanongrata(istenmeyen adam)’’ ilan edilmektedir.  Bu cevherin ağır metallerden faydalı/faydasız elementlerden siyanür ile ayrıştırılarak Altın elde edilmesi de halk arasında sorunlara,eylemlere,anlaşmazlıklara neden olmaktadır. Halbuki içme suları, meyve suları, reçellerde bile siyanür bulunmakta bilimsel metodolojide ve mühendislikte tabir edilen AcceptableCriteria(Kabul edilebilir/İzin verilebilir değerler) in sınırları içerisinde ilgili mg ve ppm gibi miktar  değerlerinde (Siyanür) yer almaktadır. Kabul edilebilir sınır değerleri içerisinde sorun olmadığı sürece ne doğaya ne de insana zarar veril(e)meyecektir. Siyanür işlemi sonrasında atık havuzlarında kontrollü bir şekilde bırakılan/bırakılacak olan toksit etkisine neden olan maddeler her daim denetim altında tutulmalı , atık havuzlarının inşai projeleri ve kimyasal kontrolleri yetkin kimseler tarafından yapılmalıdır. En yakın ve uzak su kaynakları olmak üzere belirli periyodlarda numune alınmak suretiyle laboratuar şartlarında analizi yapılmalı kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Hatırladığınız üzere geçmiş yıllarda Kanadalı Alamos Gold firmasının Türkiye iştiraki ‘’Doğu Biga Madencilik’’inKirazlı’daki yatırımları için birçok eylemler yapılmış ve firma şu anda şantiye sürecini resmi sebeplerden dolayı askıya almıştır. Çanakkale Bölgemiz için yapılan bu yatırımın mahiyeti anlaşılamamış akabinde birçok sorunları meydana getirerek her iki tarafında halkın anlayacağı şekildefaaliyetlerinikamuoyu ile anlaşılabilir şekilde paylaşılamaması ve  militarist söz ve eylemlerin icra edilmesi neticesinde yöreye istihdam ve ekonomik katkı sağlayacak yatırıma kötü gözle bakılmıştır. Halbuki  Çanakkale Valiliği/Belediyesi ve Firma Yetkilileri arasında ortak bir komisyon kurulması ve Halktan da akil insanların ve teknik konulara haiz kimselerin bu komisyonda üye olarak yer alması , talep ve şartların açıkça belirtilerek imza altına alınması halinde tüm sorunlar mutabık kalınan resmi hususlar eşliğinde çözülebilirdi. Gerek Devlet Kurumlarında gerekte Firmada halkın anlayacağı dilde ılımlı ve yapıcı ilişkiler geliştirebilen insanlara ihtiyaç vardır, gazete makaleleri basın toplantıları TV programları resmi belgeler anlaşmalar bunun en güzel örneğidir. Ortak Stratejik Akıl ile hareket etmek Çanakkale’nin kaybı değil kazancıdır. İlimizde yer alan bu gibi firmalar ile maden jeoloji jeofizik ziraat kimya makine elektrik gibi disiplinler arası mühendislik alanlarında da Üniversite ve İmalat Sanayii ile ortak projeler yapılıp istifade etmek fevkalade mümkündür.  Alamos Gold Türkiye Genel Müdürü Ahmet Şentürk  Bey’in katkıları ,Değerli Bürokrat ve Siyasilerin de desteğiyle ve istişareleriyle çözümsüzlüklerin çözüme kavuşturulacağına kaniyiz. Yapılan her yatırım, ekilen her tohum ülkemiz için gelecek kuşaklara ULU BİR ÇINAR’dır. Çanakkale’nin Asil köylüsü, esnafı, sanayicisi herkes karlı olacaktır. Umarım Çanakkale’nin mümtaz ve asil evlatları bu gibi projelerde çalışarak hem vilayetimizin gelişmesine hem de yöremizin istihdamına fayda sağlayacak olup Çanakkale’nin yarınlarına sönmez bir meşale olacaklardır. Konut Projeleri değil Endüstriyel Tesis Projeleri ve Zirai Hamleler, Bu Ülkeyi Kalkındıracaktır.

 

Edremit Körfezi&Zeytin ve Zeytinyağı Üretim ve Fuar Merkezi

Türkiye, Dünya’nın en önemli zeytin ve zeytinyağı üreticilerinden biri olup 180 milyon adet zeytin ağacı bulunmaktadır. Zeytincilikteki hatalı tarım politikalarına rağmen Avustralya Çin ve Arjantin gibi ülkeler akılcı ve stratejik politikalar sayesinde Akdeniz  ülkeleri ile yarışır hale gelerek zeytinyağını ithal eden değil  ihraç eden konuma gelerek markalaşma ve uluslararası piyasada söz sahibi haline gelmişlerdir halbuki ülkemizde ne bir markalaşma ne bir uluslararası piyasada aksiyon  ne de bir tarımsal politikaların iyileştirilmesi yönünde adımlar atılmaktadır. Edremit Körfezinin petrolü konumunda  olan Zeytinyağımıza maalesef ki gereken ehemmiyet verilmemekte Uluslararası Zeytin ve Zeytinyağı Uzmanları tarafından markalaşmasına teşvik edilmesi, üretim ve fuar merkezlerinin kurulması gibi gerekli yatırım projeleri için önemli aksiyonlar da alınmamaktadır. Coğrafi işaretlerin alınmasına rağmen Muğla/Milas Zeytinyağı için verilen AB(Avrupa Birliği) tescili maalesef ki bölgemiziçin alınmamıştır.Özellikle Çanakkale Ayvacık&Küçükkuyu ve Balıkesir&Edremit Körfezi başta olmak üzere Kazdağlarının eteklerindeki zeytin ağaçlarından en iyi zeytinyağı üretilmesine rağmen Ulusal ve Uluslararası arenada söz sahibi olacağımız üretim ve fuar merkezlerinin kurulması için gereken adımlar ilgili bürokratlar ve siyasilerin desteği Devlet teşvik ve hibeleri ile alabilmek mümkündür. Türkiye’de zeytinyağında söz sahibi olacak yatırımların Küçükkuyu ve Edremit Bölgesinde olması turizmin yanında tarımsal faaliyetlerde de muhteşem bir kalkınma sağlayacaktır. Bölgemizin geniş çapta uluslararası tanıtımı, istihdamı arttıracak ve ekonomiye büyük bir katkı sağlayacaktır. Zeytinliklerin uçakla ilaçlanması bu safhada önem arz etmekte zeytin ve zeytinyağındaki milli kayıplar giderilerek tonajın artmasına müteakiben bilinçli tarım politikaları ile hem üretici hem de ülkemiz fayda sağlayıp bu alanda prestij kazanacaktır. Ayvacık/Tuzla bölgesinde kurulacak olan Jeotermal Enerji ile Isıtmalı Tarıma Dayalı Sera Organize Sanayi Bölgesi(OSB) yöremiz için büyük bir yatırım olup aynı mali yatırımın bölgemizde zeytincilik sektöründe de yapılması büyük bir vizyon teşkil edecektir. Kutsal Zeytin Ağacını, peyzaj süsü değil Dünya Arenasında Türkiye’nin sembollerinden biri haline getirerek hak ettiği yere bir an önce elbirliği ile kavuşturmalıyız.

 

Kömürlü Termik ve Jeotermal Enerji Santralleri ve Yenilenebilir Enerji

Ülkemizde son yıllarda enerji alanında atılan adımlar dışa bağımlılığı büyük miktarda azaltmış, devlet teşvik ve hibeleri ile de endüstriyel yatırımlar artmıştır. Yenilenebilir Enerji(Rüzgar,Güneş,Biyokütle Santralleri ) deki yatırım artışına rağmen üst teknoloji ile tasarlanan kömür yakıtlı santrallerin verdiği verimi maalesef verememekte lakin doğaya ve insan sağlığına olumlu etkisi açısından önem arz etmektedir. Kömürlü Termik Santrallerde FGD(Baca Gazı Arıtma-FuelGasDesulfurization) ve ESP(Elektronik Filtre-ElectostaticPrecipitators) olarak adlandırılan sistemler Bakanlığın ve Vilayetin resmi kontrol mekanizmaları tarafından sıkı denetim altında tutulması ve yasalara uygun faaliyetlerin icra edilmesi insan  ve çevre sağlığı bakımından da işlevselliğini ve etkilerini olumlu yönde etkileyecektir. Bölgemizde de bulunan bu termik santrallerin kimisi üst teknoloji ile yeni kurulmuş, kimi ise revizyona(iyileştirme) uğrayarak işlevselliği devam ettirilmektedir. Bu işletmeler Endüstriyel Tesisler kategorisinde yer aldığı için disiplinlerarası birçok mühendisliği kapsamakta Üniversite&Sanayi işbirliği için güzel projelere kapılarını açacağı fikrindeyiz. Yine Ayvacık/Tuzla lokasyonunda Jeotermal Enerji Santralleri bulunmakta olup bir takım firmalar tarafından arama ruhsatları alınıp akabinde santral için yatırımlar yapılmaktadır. Başta Hollandalı Transmark, Enda Holding, MTN Enerji ve YerkaElekrik olmak üzere bölgeye ciddi yatırımlar yapılmış ve jeotermal enerji merkezi haline gelmektedir. Özellikle Reenjeksiyon(Kullanılmış enerjisi alınmış şekilde eşanjörlerden çıkan jeotermal suyun tekrar yer altına basılması) boru hatlarının ve Kuyubaşı Pompalarının(Jeotermal sıcak suyun ilk alındığı) salmastralarının düzenli kontrolleri ve Google Earth görüntülerine işlenmiş boru izometrileri ve ekipman yerleşim planlarına bağlı kalınmak suretiyle içerisinde insana ve çevreye zararlı kimyasal maddelerin bulunduğu jeotermal suyun yer altına tekrar kaçak/sızıntı olmadan gönderilmesi gerekmektedir. Sahip çıkılması gereken ulusal ve uluslararası yatırımlar olmasına rağmen lokasyonun(konumunun) uygunluğu ve boru hatları ve ekipmanların sıkı kontrolü  olması gerekmektedir. Bu sıcak suyun, sağlık turizmi yatırımları içinde kullanılabilmesi mümkündür ayrıca Tuzla lokasyonunda bulunan jeotermal sıcak suda yaşayan endemik bir tür olan balığında yüksek hassasiyetle korunması gerekmektedir.Yöremizde daha önce jeotermal arama ruhsatı alan Bakrom Madencilik firması, Ayvacık/BüyükHusun Kozlu ve Sazlı Köylerindeki faaliyetleri, zeytinlik arazilere ve sit alanlarına yakınlığı nedeni ile halk ve çevreye duyarlı vatandaşlar tarafından engellenmiştir. Vatan topraklarındaki yatırımları her daim destekleyeceğiz lakin istişarelerde bulunarak, ortak stratejik akıl ile hareket edip üstün denetim mekanizmasının gücüne inanarak hareket edeceğiz. Kontrollü ve Planlı Enerji Politikaları her daim ülkemizi kalkındıracak ve istihdam potansiyelini arttıracaktır.

*Umarım bu yazdığımız hususlar, siyasiler ve bürokratların basın danışmanları tarafından da okunarak kapsamlı ve kontrollü yatırım projelerinin oluşmasına vasıta olacaktır. Şehit kanları ile abdest alan bu asil ve mukaddes toprakların üstünde de aynı asillikte projeler yapmak ve yöremiz insanlarını her daim dinamik tutmak dileğiyle.Bu vesile ile Hürmetler...

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle