kocaeli avukat
betexper
izmir escort
hd seks filmi
kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri canlı casino siteleri
izmir escort

anadolu yakası escort ataşehir escort

izmir escort
gaziantep escort
betpas mariobet 1xbet
istanbul escort türbanlı escort şişli escort bağcılar escort halkalı escort esenler escort bakırköy escort mecidiyeköy escort fatih escort kayaşehir escort
antep escort gaziantep escort bayan gaziantep rus escort mobil porno türk porno






Ömrünü çocuk edebiyatına ve çocuklara verdi (08.09.2021)

Son Güncelleme : 08 Eylül 2021 10:09
Ömrünü çocuk edebiyatına ve çocuklara verdi (08.09.2021)

Çanakkale sevdalısı Ahmet Uysal, geride Ege denizi ve İda için yazdığı satırlar bıraktı. Hayatını kaybedişinin üzerinden 10 yıl geçen yazar Uysal, yazdığı eserler sayesinde çocuklara dokunmaya devam ediyor.

 

Ahmet Uysal, Balıkesir doğumlu ve mitolojideki adı ile Bin Pınarlı İda hayranı olarak hayata gözlerini yumdu. Onsuz geçen 10 yılın ardından çocuklara kitaplarıyla yeni hayal pencereleri açmaya devam ediyor. Şiirlerinde Ege’ye ve İda’ya gönülden vurgun olduğu anlaşılan yazar, mısralarında sıklıkla Küçükkuyu, Altınoluk ve Zeus’tan söz eder. Sesini Türkiye’ye ve çocuklara duyurmaya başarmış yazar, Bin Pınarlı İda’nın eteklerinde doğdu ve hayata da bu eteklerde gözlerini yumdu.

 

Tam adı Seyit Ahmet Uysal olan yazar Balıkesir'de dünyaya geldi. 1950 yılında Manisa Gazi İlkokulunu bitiren Uysal, 1957 yılında ise Savaştepe İlköğretmen Okulunu mezun olunca ilkokul öğretmeni olarak Çanakkale'de göreve başladı. Yedek Subay olarak askere gittikten sonra askerlik dönüşü Gökçesu Köyü, Gönen, Balıkesir'de tekrar ilkokul öğretmenliği yapmaya devam etti.

ŞEHİR ŞEHİR GEZDİ

Uysal, 1968'de Gazi Üniversitesinden mezun olduktan sonra ilköğretim müfettişi olarak Yozgat'a atandı. 1968-1970 arası Yozgat'ta, 1970-1973 arasında Sorgun'da görev yaptıktan sonra Bursa'ya çok sevdiği Kaz Dağlarına biraz daha yaklaştı. Burada müfettişlik, yöneticilik, rehberlik uzmanlığı görevlerinde bulunan Uysal, daha sonra 1980 yılında müfettiş olarak Balıkesir'e atandı. Uysal, 1986 yılında İlköğretim müfettişliğinden emekliye ayrıldı.

DERGİLERDEN, KİTAPLARA…

Emekli olduktan sonra Balıkesir’e yerleşerek kitapçılıkla ve edebiyatla yakından ilgilenen Uysal, 1990’lı yılların sonlarında Balıkesir’de yayımlanan Yaklaşım ve Bursa’da yayımlanan Düşlem dergilerinin kurucuları arasında yerini aldı. Daha sonra birkaç yıl Ankara’da yaşayan Uysal, sonraki yıllarında yaşamını ve çalışmalarını, vefatına kadar Balıkesir’in Altınoluk beldesinde yerleştiği bir köyde sürdürdü. Uysal, Edebiyatçılar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Dil Derneği üyesiydi.

ÇOCUK KİTAPLARI VE ŞİİRLER YAZDI

Edebiyat dünyasında, çocuk edebiyatı ile tanınan Ahmet Uysal çocuk kitapları yazdı. 1960’lı yıllarda şiirler yazarak yazın hayatına giren Uysal, ilk yazınlarını Ilgaz, Şairler Yaprağı, Demet, İmece, Çaltı, Türk Sanatı ve Varlık dergilerinde yayınladı. Uysal, sonraki süreçlerde şiir, hikâye ve eleştirilerini; Yeni Dönem, Yansıma, Yelken, kendi çıkardığı Çocuklara Öykü (1975, 4 sayı) dergileri ve Yeni Ortam, Cumhuriyet, Politika, Akşam, Yeni Halkçı gazetelerinde yayımladı.

Uysal sonraki süreçlerde ise ilgisini ve yeteneğini çocuk edebiyatına çevirdi. Yeni Toplum, Dönemeç, Türk Dili, Sesimiz, Oluşum, Türkiye Yazıları gibi dergilerde eğitim, edebiyat ve çocuk kitapları üzerine yazılar yazmaya başlayan Uysal, çocuklar için pek çok masal, öykü, şiir ve roman yazdı. Yazar Uysal’ın 100’e yakın çocuk kitabında imzası bulunuyor.

ÖDÜLLER ALDI

Çocuk edebiyatının yanı sıra şiire yeniden ağırlık vermeye başlayan yazar Uysal, “Harç Kovası ile 1975 yılında Antalya Festivali Hikâye Yarışmasında mansiyon, 1992 yılında Çankaya Belediyesi - Damar dergisinin ortaklaşa düzenlediği yarışmaların çocuk şiiri dalında ikincilik aldıktan sonra, Suyla Sınanmış Şiirler ( Uzak Yazlarda adıyla kitaplaştı) dosyasıyla 1998 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülünü aldı.

1999 yılında yazdığı Acının Gümüşü adlı kitabıyla da Yusuf Nadi Şiir Ödülünü kazanan Uysal, 1992'de Kırmızı Fare Çocuk Dergisinde düzenlenen öykü yarışmasında çeşitli öyküleriyle çeşitli ödülleri aldı.

ÖDÜLLERİ

12. Antalya Film Festivali Öykü Yarışmasında (Harç Kovası adlı öyküyle) mansiyon 1975, Damar Edebiyat Dergisi / Çankaya Belediyesi Çocuk Şiirleri Yarışmasında (Kuşgölü'nde Günler adlı dosyayla) ikincilik 1992, Kırmızı Fare Çocuk Dergisi Öykü Yarışmasında (çeşitli öykülerle) başarı 1992, Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü (Suyla Sınanmış Şiirler adlı dosyayla, sonradan Uzak Yazlarda adıyla kitaplaştı) 1998, Yunus Nadi Şiir Ödülü (Acının Gümüşü adlı dosyayla) 1999, 2008 - Eylül Ebruları şiir dosyasıyla Ergin Günçe Şiir Ödülü

 

YAŞAM ŞİİRLE SONSUZDUR’

Acının Gümüşü

Ahmet Uysal, Acının Gümüşü ile 1999 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü aldığında şairliğini şöyle tanımlamıştır, “Günümüz şiiri birkaç kanaldan akışını sürdürüyor. Şairler arasında estetik farklılaşmalar var. Tabii ben de bu kanallardan birinden akıyorum. Ama, benim aktığım kanal öyle sanıyorum ki, yaşananlara daha yakın. İnsan sıcaklığına daha yakın...”

 

"İşte sen de anladın sonunda bunu yaşam ki şiirle sonsuzdur" "Günümüz şiiri birkaç kanaldan akışını sürdürüyor. Şairler arasında estetik farklılaşmalar var. Tabii ben de bu kanallardan birinden akıyorum. Ama, benim aktığım kanal öyle sanıyorum ki, yaşananlara daha yakın. İnsan sıcaklığına daha yakın. Öteki kanallardan akan şairler, şiirimizi zenginleştiriyor, geliştiriyorlar. Onlara öyle kesinkes karşı değilim. Ancak aynı şiirin çoğaltılmasına karşıyım. Şairler kendi sesini bulmak zorundadır. Bu da şiirimizi, dünya şiirini tanımakla, bir süzgeçten geçirmekle, yeni sentezlere varmakla olanaklıdır."

 

Tepeli Patka

Uysal, çocuk edebiyatına Tepeli Patka kitabını bıraktı. Tanıtım bülteni; Ormanın yakınlarında küçücük bir göl vardı. Gölün mavi ve yeşil karışımı durgun sularında çeşitli kuşlar barınırdı. Tepeli Patka da bu kuşlardan biriydi. Bu göle, kış göçmeni olarak gelmiş, bir daha geldiği ülkeye geri dönmemişti. Tepeli Patka, yuvasında yirmi beş gün kuluçkaya yattı. On iki minik yavruya kavuştu. Ancak bir gün, yaramaz yavrular ortadan kayboldu...

“AŞK KURU BİR SAZLIKTIR”

Heva

“Aşk kuru bir sazlıktır rüzgarda köz öze düşmeye görsün ay sözü sürer bulutlara yağmur alevlere yüzün sürsün damlalar maverayı siste kerem kerim’i berceste görsün... ne ateş ne ıslık neyzen hay’ı ney hu’yu yağmur yangını dilbeste görsün... “ tanıtım bültenindeki sözleri bile Heva kitabını okumaya itiyor. Şait, yazar ve öğretmen Ahmet Uysa, ayrıca şu mısralara da yer veriyor; aşk kuru bir sazlıktır/ rüzgarda/ köz öze/ düşmeye görsün, ay sözü/ sürer bulutlara/ yapmur alevlere/ yüzünü sürsün, damlalar maverayı siste/ kerem kerim'i/ berceste görsün… , ne ateş/ ne ıslık, neyzen hay'ı/ ney hu'yu/ yağmur yangını/ dilbeste görsün...

Kaynak : kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler